Viyana Gezi Rehberi

Avusturya’nın ve aynı zamanda elitliğin başkenti Viyana; mimarisiyle, müzeleriyle, yeme içme kültürüyle ve müziğiyle büyüleyici bir şehir. Gotik, Barok ve Rönesans mimarisinden izler taşıyan caddelerinde yürürken, sanki alttan alttan klasik müzik sesi duyar gibi oluyorsunuz 😀 . Görülecek yerler açısından Orta Avrupa’nın en zengin şehri Viyana’yı adım adım subjektif olarak gezmeye başlayalım.

Bu rehberde bahsettiğim tüm yerleri içeren Viyana Gezilecek & Yenilecek Yerler Haritası’nı, Google Maps uygulamasında açmak için aşağıdaki haritayı kullanabilirsiniz.

Viyana’ya Varış – Havalimanından Şehre Ulaşım

Viyana’ya merhaba dediğimiz yer; Viyana Uluslararası Havalimanı oluyor. Benim için havalimanının makbulü; içinden hızlıca çıkabildiğindir. Havalimanında işlemlerimizi hızlıca hallettikten sonra, ÖBB bilet otomatlarından biletlerimizi alıp, tren tabelalarını takip ederek peronlara ulaşıyoruz.

viyana-havalimani-tren-ulasim
Havalimanında Yönünüzü Bulmak Kolay

Buradan Railjet trenine binerek yaklaşık 15 dakika içinde şehirdeki Merkez Tren İstasyonuna (Hauptbahnhof) ulaşıyoruz. Viyana’da konakladığım yer buraya çok yakında fakat bu rota sizin için uygun değilse, kardeşim ben şehir merkezine gitmek istiyorum derseniz, S7 trenine binip yaklaşık 25 dakika sonra Wien Mitte istasyonunda inebilirsiniz.

viyana-havalimani-tren-peronu-
Railjet ile Hızlı ve Kolay Bir Şekilde Merkezdesiniz

Wieden bölgesinde konaklayacağımız eve vardıktan hemen sonra karnımızın zil çalacağını bildiğimizden, önceden rezervasyon yaptırdığımız Vollpension isimli kahvaltıcıya doğru yola koyuluyoruz.

Spotify – subjektifgeziyorum

Viyana’nın soğuk ve gösterişli binaları arasından tramvaya doğru yürürken, arkanızdan klasik müzik senfonisi eşlik ediyormuş gibi geliyor. Viyana Gezi Rehberi’ni okurken kendinizi orada hissetmeniz için hazırladığım spotify listesi aşağıda↓ Açın arkada çalsın…

Vollpension

vollpension-viyana-kahvalti-dis-gorunus-subjektif-geziyorum
Vollpension, Viyana’da Kahvaltı Yapabileceğiniz Harika Bir Mekan

Sabahın köründe Viyana’ya inmişiz, havalimanından konakladığımız eve gitmişiz, yerleşip biraz da dinlendikten sonra Vollpensiona’a gelmişiz ve aşırı açız. İyi bir kahvaltıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz ve öyle de oluyor.

vollpension-kahvalti-tabagi
İyi Bir Kahvaltı 🙂

Burada ‘oma’lar ve ‘opa’lar çalışıyor. Yani nineler ve dedeler. Mekan oldukça rahat ve sıcak. Eski tarz berjerler, işlemeli masalar sanki anneanne evindeymişsiniz gibi bir hava veriyor.

vollpension-kahvalti-viyana
Soğuk Viyana Sabahından Sonra Bu Sıcak Atmosfere Girmek İyi Geldi

Hani yurt dışındaki bir çok şehirde istediğimiz gibi kahvaltı bulamayız ya, burası öyle değildi. Alıştığımız tarza çok yakındı. Taze ekmekler, salamlar, çeşitli peynirler, salatalık, domates, rafadan yumurta ve tabii ki portakal suyu. İsterseniz menüde de yazdığı üzere sadece yataktan kaldırıp uyandıracak kadar küçük kadehte prosecco veya bira da tercih edebilirsiniz 😀 .

vollpension-viyana-kafe-tatlilar-
Vollpension’da Kahvaltı Haricinde Yemekler ve Tatlılar da Var

Kahvaltıyı bitirdikten sonra güzel kek kokuları arasında birer kahve içip, nereye gideceğimizi kararlaştırıyoruz. Rotamızı Stephansplatz olarak belirleyip yola koyuluyoruz.

Stephansplatz

Vollpension ile Stephanplatz arası yürüyerek 15 dakika sürer ama hava biraz soğuk ve gün içinde daha çok yürüyeceğimiz için yakındaki duraktan tramvaya biniyoruz. Şehir manzaralı çok kısa bir yolculuktan sonra meydana varıyoruz.

stephansplatz-genel-gorunus
Stephan Meydanı

Burası Viyana’nın tam ortası, kalbi. Şehir ulaşımının kesişme noktası. Viyana’nın en popüler caddelerinden Graben ve Kärntnerstrasse burada olduğu için bu meydan her daim kalabalık ve hareketli. Siz de dönüp dolaşıp kendinizi bu meydanda bulabilirsiniz.

graben-caddesi-veba-sutunu-aniti
Graben Caddesi ve Veba Sütunu

Aziz Stephan Katedrali

aziz-stephen-katedrali
Viyana’nın En Gösterişli Yapısı

Meydandaki en önemli yapı, hiç kuşkusuz görkemli Aziz Stephan Katedrali. Gotik mimarili yapının çatı süslemeleri ve detayları harika. Panoramik şehir manzarasını seyretmek için kulesine çıkabilirsiniz. İçi de en az dışı kadar gösterişli.

aziz-stephan-katedrali-ic-gorunus-sg
Her Yerinden Gotiklik Fışkırıyor

Katedralin dışına bakıp, içini gezip, gotikliğe doyduktan sonra; Kärntner ve Graben caddelerindeki mağazalara baka baka turluyoruz. Çok geçmeden kahve molası vermemiz gerektiğini hissediyoruz.

Kahve Kültürü

Kahvenin olayı şu; bunları kahveyle buluşturan Türkler. 1683’te Osmanlı’nın Viyana Kuşatması başarısız olup ordu çekilirken, gereksiz ağırlık olarak arkada bıraktıkları arasında çuvallar dolusu kahve çekirdekleri de varmış. Hatta Avusturyalılar bunları ilk gördüklerinde ne olduklarını anlamamışlar bile; deve yemi, keçi boku falan sanmışlar 😀 Zamanında Osmanlı dolaylarında bulunmuş Franciszek Kulczycki isimli tüccar, çuvallardaki kahveleri tanımış ve bunları almış. Kavurup, öğütüp, bir de sütle tatlandırıp Viyana’daki ilk kahveciyi açmış.

Franciszek-Kulczycki-heykeli-viyana-kahve
Kulczycki Sokağı’ndaki Kahve Dağıtan Kulczycki Heykeli

Günümüzde Avrupa’nın kahve başkenti diyebileceğimiz Viyana, o dönemlerde kahveyi tanımazken, Osmanlı savaşa giderken bile yanında kahve götürüyormuş. Nereden nereye…

Kahve kültürü fazlasıyla gelişmiş Viyana’da, harika kafelerin sayısı da bir o kadar fazla. Yüksek tavanlı, mermer masalı, Thonet sandalyeli kafelerin pek çoğu geçmişteki halini korumuş. Öncelikle yolumuzun üzerinde Graben’deki Julius Meinl’dan eve götürmek için değişik kahve çekirdekleri alıyoruz. Biraz ilerisindeki ünlü Cafe Demel’e bakıyoruz fakat önünde sıra bekleyenleri görünce vazgeçip bir diğer meşhur kafeye, Cafe Central’e gidiyoruz.

cafe-demel-julius-meinl-kafe-viyana
Demel ve Julius Meinl
(Julius Meinl Logosu Tanıdık Geldi mi? 😉 )

Cafe Central

cafe-central-viyana-kahve
Café Central

1876 yılında açılmış olan Cafe Central; yüksek tavanlı, mermer kolonlu, gösterişli avizeleriyle göz kamaştıran bir mekan. Zamanında dönemin şairleri, düşünürleri, önemli kişileri burada buluşurlarmış. Sigmund Freud falan hep burada takılırmış.

cafe-central-ic-gorunus-viyana-gezi-rehberi-subjektif-geziyorum
Cafe Central Viyana Kafeleri Arasında En Gösterişlilerden

Garsonun yer göstermesini bekledikten sonra masamıza kuruluyoruz ve bir fincan melange, bir fincan cafe latte ile Sachertorte ve milföy tatlısı söylüyoruz.

cafe-central-tatli-kahve
Sachertorte Benlik Bir Tatlı Değil

Tatlılar çok taze, kahveler de güzeldi fakat öyle aman aman da değildi.  Ortama söylenecek laf yok, etkileyiciydi.

Tatlı ve kahve molasından sonra, iyice müzelenmek için Viyana’nın güzel sokaklarında, Museumquarter’a doğru yürümeye başlıyoruz.

viyana-sehir-tramvay
Viyana; Soğuk, Elit ve Gösterişli

Viyana Müzeleri – Museumsquartier

Fonda subjekifgeziyorum-Viyana Spotify listesi, yaklaşık 15 dakikalık kısa bir yürüyüşten sonra Museumsquartier denilen bölgeye ulaşıyoruz.

museumsquartier-giris-viyana
Müzeye Doymak İçin Doğru Yerdeyiz

Burası yaklaşık 60 bin metrekarelik bir yer ve dans, bale, tiyatro sergi, müze ve festival gibi bir çok etkinliğin düzenlendiği bir bölge. Tam manasıyla bir kültür merkezi diyebiliriz. İrili ufaklı bir çok müzenin bulunduğu bu alan o kadar keyifli ki, buraya gelenler müzelerden çok bu şirin ortama bayılıyor.

museumsquartier-viyana
Museumsquartier

Bölgenin başlıca müzeleri; Leopold, MUMOK ve Viyana Sanat Galerisi. Buradaki müzelerin hepsini, tek bir Viyana seyahatinde görmeniz mantıklı mı bilemiyorum. Bu yüzden en çok merak ettiklerinizi seçerek ziyaret etmeniz daha iyi ve verimli olacaktır.

Leopold

museumsquartier-viyana-muze
Çağdaş Sanata Bayılırım

Leopold Müzesi’nde;  Avusturya modern sanatçılarının eserleri sergileniyor. Egon Schiele ve Gustav Klimt en önemlilerinden.

MUMOK

mumok-viyana-muze
MUMOK

MUMOK yani Museum Moderner Kunst, Avrupa’daki en büyük modern sanat müzelerinden birisi. Pablo Picasso ve Andy Warhol gibi sanatçıların eserleri de var, güncel sanatçıların eserleri de.

Viyana Sanat Galerisi (Kunsthalle Wien)

kunsthalle-viyana-modern-sanat-galerisi-muze
Kunsthalle

Viyana Sanat Galerisi’nde, uluslararası çağdaş sanat, deneysel sergiler ve toplum açısından güncel konuların farkındalığını arttıran çalışmalar yer alıyor.

Doğa Tarihi Müzesi

Müzeler Bölgesi’ndeki son durağımız Viyana Doğa Tarihi Müzesi (Naturhistorisches Museum) oluyor.

viyana-muze
Doğa Tarihi Müzesi’nin İhtişamlı Bir Binası Var

Müze 39 sergi bölümünden oluşuyor. İçlerinde çok nadir bulunan fosiller, değerli madenler, meteor taşları, hayvanlar ve tarih öncesi kalıntıların bulunduğu yaklaşık 30 milyon obje sergileniyor.

naturhistorisches-museum-subjektif-geziyorum-viyana-muze-doga-tarihi
Değerli Taşlar ve Ben

Doğanın inanılmaz çeşitliliği hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak Doğa Tarihi Müzesi’nin ilgi çekici kısımlarından birisi de fosillerin ve doldurulmuş hayvanların bulunduğu kısımlar.

doga-tarihi-muzesi-viyana-subjektif-geziyorum
Fosiller ve Ben

Müzedeki en önemli eserlerden birisi de, 1908 yılında Avusturya’da bir kazıda bulunan, M.Ö. 25000 yıllarında yapıldığı düşünülen Willendorf Venüsü isimli heykel.

willendorf-venusu-viyana-muze
Willendorf Venüsü Özel Bir Vitrinde Sergileniyor

Oolitik kireçtaşından yapılmış olan, verimliliği simgeleyen, büyük göğüslü, geniş kalçalı ve dalgalı saçlı 11 cm’lik bu heykel, neredeyse hiç hasar görmemiş. Bu tarz şeylere saatlerce bakabilirim. Göbeklitepe’deki kalıntılardan da çok etkilenmiştim. Acaba bir tek benim mi ilgimi çekiyor? 🤔

Bu kadar çok müzeden sonra, kültüre doymuş, karnımız acıkmış ve şinitzel yemenin vakti gelmişti. Gerçekten de dedikleri kadar var mı diye, akşam için önceden rezervasyon yaptırdığımız Figlmüller’e doğru yola koyuluyoruz.

Figlmüller

Viyana’da tabii ki şinitzel yenir. O kadar çok ve güzel şinitzel yapan yer var ki, ne yemeye ne de yazmaya zaman yeter. O yüzden en bilindik olanından bahsetmek istiyorum. Bir yer sırf çok popüler diye burun kıvırmayı hiç anlamıyorum. Eğer popülerse; bir şeyleri gerçekten iyi yapıyorlar demektir. Bunun yanında kalitelerini de koruyabilmişlerse benim için sorun yok. Bu mekan da işini gerçekten iyi yapıyor.

figlmuller-viyana-sinitzel-kuyruk-dis-gorunus
Figlmüller Oldukça Kalabalık

Figlmüller; Viyana’ya giden, gitmeyen herkesin duyduğu bir yer. 2 şubeleri var, ikisi de popüler. Dolayısıyla akşamları oldukça kalabalık oluyor. Önceden ayarlamadıysanız, uzun süre kuyruk beklemeniz gerekebilir. Figlmüller ile ciddi düşünüyorsanız önceden rezervasyon yapmanız iyi olur.

Tam da buraya bir not eklemek istiyorum; Figlmüller’in iki şubesinden; biri Backerstrasse, diğeri Wolzeile’de. İkisi de şehir merkezinde ve birbirine çok yakın. Ambiyansları neredeyse aynı klasik tarzda. Farklı bir isim altında bir yerleri daha var aslında; Lugeck. Dizaynı daha modern bir mekan. Yeme içme olarak aynı. Yani aynı şinitzeli ya da Figlmüller’deki beğendiğiniz bir yemeği Lugeck’de de bulabilirsiniz. Rezervasyon yapmadıysanız ve uzun süre kuyruk beklemek istemiyorsanız aklınızda bulunsun.

lugeck-dis-gorunus-viyana-
Lugeck

Yemeğimize dönecek olursak, kuyrukta bekleyenleri sinir edecek bir şekilde kapıdaki görevliye isimlerimizi söylüyoruz ve masamıza geçip, hızlı bir şekilde menüye bakıp karar veriyoruz. Burası şinitzeliyle ünlü fakat vejetaryen seçenekler de mevcut. Klasikleşmiş orijinal şinitzel, patates salatası, ıspanak köftesi ve buz gibi birer bira söylüyoruz.

figlmuller-sinitzel-patates-salatasi-viyana-yeme-icme
Ayı Gibi Şinitzel

Porsiyonlar gerçekten çok büyüktü ve yediklerimizin hepsi oldukça lezzetliydi. Yemeğin sürpriz lezzeti ise tartışmasız patates salatası oldu.

Sabahın erken saatlerinde başlayan Viyana gezimizin ilk gününü; müzeler, sanat galerileri, güzel manzaralar ve harika yemekler ile tamamlamadan önce, bir arkadaşımızın tavsiyesiyle, merkeze yakın bir bara gidiyoruz.

1516 Brewing Company

1516-viyana-bar
Barın Adı Olan ‘1516’, Alman Bira Saflık Yasası’nın Kabulünden Geliyor

1516; tipik bir barın her özelliğini barındırıyor. Tarz olarak İstanbul’daki Bosphorus Brewing Company’e benziyor. Kendi yaptıkları biraları var ve hepsi oldukça lezzetli. Biz yemedik fakat yiyenler kaburgalarının ve barbekü soslu tavuk kanatlarının çok iyi olduğunu söylediler. Zaten içerideki pek çok kişi de ortaya bunlardan söylemişti. Bir buğday birası bir de IPA söyleyip, günün tatlı yorgunluğunu çıkarıyoruz.

Schönbrunn Sarayı

Sabah hızlı bir kahvaltının ardından metroya atlayıp, kısa bir yolculuktan sonra Schönbrunn Sarayı’na varıyoruz. Burası; 1400 odası, ağaçları, botanik ve hayvanat bahçesi, Neptün Çeşmesi, çiçeklerden oluşan labirent tünelleri ve Gloriette isimli sütunlarıyla Avrupa’nın en güzel barok saraylarından birisi.

schonbrunn-sarayi-viyana
Schönbrunn 🏰

Schönbrunn Sarayı, 18. yy’da Habsburg Hanedanı’nın yazlık sarayı olarak kullanılmış. İmparator Franz Josef’in meşhur karısı Sisi’nin odası, resimler, tablolar, o dönemlere ait şaşaalı eşyalar, mobilyalar, avizeler ve süslemelerle etkileyici bir saray.

Dün yapmış olduğumuz müzelerle dolu kültür turizminden sonra bu kez daha düşük dozda kültürlenmek istiyoruz. Zaten saraya şöyle bir baktığımızda, Dolmabahçe Sarayı’ndan hallice olduğunu görüyoruz. Bahçesinin ününü duyduğumuz için, sarayı dışından bir görelim, sonra bahçedeki diğer atraksiyonlara kendimizi kaptıralım istiyoruz.

Saray çok büyük, arkasındaki bahçeye geçiş nereden, bilet mi almamız gerekiyor, sarayın içine mi girmemiz gerek gibi soruların yanıtlarını veremediğimiz için bilet gişesine gidiyorum ve diyorum ki: Biz sarayın içini görmek istemiyoruz, bahçede takılmak istiyoruz ne yapmamız lazım? Görevli de bahçe için şu biletten almanız lazım içeriden şu şekilde geçebilirsiniz falan diyor. Olur diyorum ve avroları verip, biletleri alıyorum.

schonbrunn-sarayi-viyana-ic
Sarayın İçi Oldukça Gösterişli

Kulağımızda kulaklık, bir yandan dinleyip, bir yandan sırayla sarayın odalarını geziyoruz. Zannediyoruz ki sona geldiğimizde arka kapı gibi bir yerden bahçe bölümüne çıkacağız fakat tur bitiyor ve başta girdiğimiz kapının hemen yanından dışarı çıkıyoruz. Hayda bu nasıl iş derken sarayın ucuna doğru bir gidelim bakalım diyoruz ve meğer bahçeye geçiş oradan yapılıyormuş ve bilete gerek yokmuş 😀 . İlgimizi pek çekmediği halde görmüş olduğumuz sarayın içini bir kenara bırakıp, bahçenin tadını çıkarmak üzere kendimizi yeşilliklere atıyoruz.

schonbrunn-bahce-viyana-saray
Schönbrunn Sarayı’nın Bahçesi

Bahçede, Palmenhaus adı verilen oldukça geniş botanik bölüm var. Çeşitli bitki ve ağaç görmek isteyenler için keyifli olabilir.

palmenhaus-schonbrunn-sarayi-bahce
Palmenhaus’un Mimarisi Harika

Yürümeye devam ediyoruz ve Gloriette’nin alt tarafında bulunan Neptün Çeşmesi bizi karşılıyor.

neptun-cesmesi-schonbrunn-sarayi-bahce
Neptün Çeşmesi

Geniş yoldan, sağa sola bakarak, tam karşımızda tüm ihtişamıyla duran Gloriette’e doğru yürümeye devam ediyoruz.

schonbrunn-bahce-viyana
-Seçilmiş Kişi-
🚶

1700’lü yılların sonunda İmparatoriçe Maria Theresa tarafından yaptırılan sütunlar aslında bir seyir terası. Güzel bir manzarası var. Buraya kadar çıkmışken isterseniz kafede bir şeyler için veya sadece manzarayı seyredip fotoğraf çekin. Ama bence mutlaka Gloriette’ye gidin.

gloriette-viyana-subjektif-geziyorum-schonnbrunn
Gloriette ve Subjektif Bey

Schönbrunn Sarayı’nı gezip bahçesinde keyif yaptıktan sonra, kilise ziyareti yapmak ve bir şeyler atıştırmak için metroyla merkeze doğru yola koyuluyoruz.

Karl Kilisesi

karl-kilisesi-karlskirche-viyana
Karlskirche

Metrodan Karlsplatz durağında indikten sonra, kentteki en güzel kiliselerden biri olan Karlskirche’yi görüyoruz. Kubbesi, kuleleri ve sütunlarıyla oldukça farklı bir kilise. Özellikle sütunlarındaki işlemeler harika.

karl-kilisesi-konser
Kilisede Bazı Akşamlar Klasik Müzik Konserleri Yapılıyor

Viyana Devlet Operası

Barok kiliseden sonra yolun karşısına geçip, meşhur opera binası önünden yürüyerek, Burggarten’deki Brasserie Palmenhause’a doğru gidiyoruz.

opera-binasi-viyana-
Karlsplatz’dan Opera Binası

Avusturya denince akla klasik müzik de geliyor. Sonuçta Mozart, Beethoven, Strauss, Schubert, Haydn gibi klasik müzik dünyasının en önemli bestecilerinin doğduğu veya yaşadığı bir yerden bahsediyoruz. Bir çok kişinin ölmeden önce yapılacaklar listesinde olan ‘Viyana Opera Binası’nda Opera Dinlemek’ aktivitesini, önceden bilet satın alarak gerçekleştirebilirsiniz.

viyana-devlet-operasi-binasi
Opera Binası Hem Gündüz, Hem De Gece Görülmeli

Fiyatlar, özel gün ve gösterimlerde çok uçuk rakamlara ulaşabiliyormuş. Turistler için az sayıda ve ayakta biletler de bulunabiliyormuş. Ben çok araştırmadım, top sizde.

viyana-opera-binasi-gece
Gece Işıklandırmasıyla Viyana Opera Binası

Burggarten

Burggarten; Viyana’da dinlenmek için tercih edebileceğiniz en güzel parklardan bir tanesi.  Parkta;  Burg Sarayı, Kelebekler Evi (Schmetterlinghaus), Palmiye Evi (Palmenhaus), Mozart Heykeli ile bolca çimenlik ve ağaçlar var. Kelebekler Evi’nde, bir sürü kelebek ve bir çok tropik bitkiyi görebilirsiniz. Eğer vaktiniz varsa içeride kısa bir tur atabilir, üzerinize kelebekler kondurabilirsiniz🦋.

burggarten-viyana-park-bahce
Güzel Havalarda Takılmalık

Palmenhaus

Burggarten’daki Palmenhaus’da küçük bir yeme, içme ve story atma molası veriyoruz.

palmenhaus-brasserie-viyana_
Yüksek Tavanlı, Bol Palmiyeli, Sıcak Atmosferli Bu Mekanda Lezzetler Ortalama

Pek çok kişi burayı kahvaltı için de tercih ediyor. Kahvaltı, akşam yemeği, tatlı veya sadece kokteyl fark etmez, siz de Viyana’daki yeme içme listenize burayı bir şekilde sıkıştırın.

Hundertwasserhaus

Viyana’daki en gereksiz yer neresi? Tabii ki burası. Buraya gitmek, görmek ve oradan başka bir yere gitmek için harcayacağınız zamana üzülüyorsunuz. Ama ne zaman üzülüyorsunuz? Oraya gidip gördükten sonra 😀 . Bunun neredeyse aynı gereksizlikteki bir diğer örneği ise Prag’daki Tančící dum.

hundertwasserhaus-viyana
Viyana’ya Göre Enteresan Bir Yapı

Kegelgasse diye alakasız bir yerde, Viyana’da o ana kadar gördüğünüz tüm binaların aksine, düz öğeler kullanılmadan inşa edilen, renkli binalar topluluğu. İçinde insanlar yaşıyor dolayısıyla sadece dışından bakıp, bir iki foto çekip gidin. Buradan hediyelik eşya almak isteyenler apartmanın altındaki dükkanlara, çok derin manasını kavramak isteyenler de wikipedia linkine göz atıp dağılabilirler.

Yeterince vakit kaybettikten sonra, tramvaya atlayıp, alışveriş yapmak için Stephansplatz’a gidiyoruz.

viyana-ulasim-tramvay-subjektif-geziyorum
Viyana Sokakları

Meydandaki Manner’den hediyelik gofret, çikolata, diğer dükkanlardan da hediyelik bir iki şey alıp, bunları kaldığımız eve bıraktıktan sonra, hemen yakınımızdaki Naschmarkt’a geçiyoruz.

Naschmarkt

Naschmarkt; eski bir daimi pazar yeri. Sebzeler, meyveler, otantik gıdalar bulabileceğiniz tezgahlar var. Zaman içinde bazı tezgahlar yerini küçük restoranlara bırakmış dolayısıyla atıştırmak için pek çok seçenek bulabilirsiniz.

naschmarkt-viyana-yeme-icme-wurstel
Naschmarkt; Renk Renk Tezgahları ve Küçük Mekanları ile Keyifle Gezilebilecek Bir Pazar Yeri – Ama Pazar Günleri Kapalı 🙂

Biz de renkli tezgahlara bakarak dolaşırken, gözümüze çarpan bir Würstelcide Viyana sosisi atıştırıp, birer küçük bira içiyoruz.

Hava kararmaya başlarken, Aralık – Şubat ayları arasında Viyana’ya gelenlerin kaçırmaması gereken bir yere, Belediye Binası (Rathaus) önündeki alana kurulan buz pistine doğru yola koyuluyoruz.

rathaus-belediye-binasi-viyana
Rathaus, Viyana’daki En Şık Binalardan Birisi

Rathaus ve Buz Pisti

Belediye Binası, Parlamento Binası ve Avusturya Ulusal Tiyatrosu olarak bilinen Burgtheater’ın bir arada bulunduğu meydan; yaz aylarında konser ve festivallere, kış aylarında ise buz pistine (wiener eistraum) ev sahipliği yapıyor.

wiener-eistraum-viyana-buz-pisti-rathaus
Gün Batımında Rathaus

Bütün meydan bir buz pistine çevirilmiş, ortam şahane. Çocuğundan yaşlısına neredeyse bütün Viyana buzda kayıyor.

Meydanda iki pist var. Büyük olan; Rathaus önünden başlıyor ve meydanın büyük bir kısmında bir yol gibi dolanıyor. Diğeri; Burgtheater karşısında, etrafı kapalı bir yuvarlak şekilde.

buz-pisti-rathaus-viyana-buz-pateni
Gördüğüm En Güzel Buz Pisti Olabilir ⛸️

3-4 yaşındaki çocuklar sanki 10 senedir kayıyormuş gibiler 😀 . Çoğu kişi profesyonel; kendi buz patenlerini getirmişler, özel eşyalarını kilitli dolaplara bırakıyorlar, kombine biletleri varsa direkt, yoksa gişeden biletlerini alıp giriyorlar ve bir anda kendilerini hızla kayan kalabalığın arasına bırakıveriyorlar. Ağzımız açık, Viyanalıların kayışını izliyoruz.

burgtheater-viyana-buz-pisti-rathaus
Küçük Buz Pisti ve Arkada Burgtheater

İzledikçe gaza geldik, biz de kayalım istedik ama daha önce hiç buz pateni yapmamıştık. Son dakika sakata gelip riske atmayalım düşüncesi daha baskın çıktı ve buz pisti etrafında kurulmuş olan dükkanlardan sıcak şarap alıp boş bulduğumuz bir banka oturup Viyanalıları izledik.

buz-pisti-belediye-binasi-rathaus-viyana
Gece, Işıklar, Rathaus ve Paten Kayanlar

Viyana’ya güzel anılarla son noktayı koyup, sonraki gün Orta Avrupa’nın bir diğer güzel şehri Budapeşte‘ye doğru yola çıkıyoruz. Budapeşte’de nerede kalınır, ne yenir, nereler görülür diye merak ediyorsanız Budapeşte Gezi Rehberi’ne göz atabilirsiniz.

4 Yorum

  1. Bahar
    4 Ocak 2021
    • Alper S.
      27 Ocak 2021
  2. Okşan Svastics (Viyana Anahtarı)
    26 Ocak 2021
    • Alper S.
      27 Ocak 2021

Yorum Yaz